Sağlık
Yenidoğan Çetesi Davasında Beş Sanığın Adli Kontrolü Kaldırıldı

İstanbul'da, yenidoğan bebeklerin sağlık hizmeti alırken yaşadığı sorunlarla gündeme gelen Yenidoğan Çetesi davasında önemli bir gelişme yaşandı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederken, beş sanık hakkında uygulanan adli kontrol tedbirini kaldırdı. Bu karar, davanın seyrini etkileyebilecek bir gelişme olarak dikkat çekti.
Davanın Arka Planı
Yenidoğan Çetesi davası, İstanbul'da bebek acil hastalarını anlaşmalı oldukları özel hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlamakla suçlanan 63 sanığın yargılandığı bir dava olarak öne çıkıyor. Bu davada, bebeklerin ölümlerine neden olmakla suçlanan sanıkların yargılanması devam ediyor. Dava sürecinde, tutuklu sanıkların sayısı 10 olarak belirlenmişti.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya katılan bazı sanıklar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdiler. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun dönüşünü beklemeye karar verdi ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.
Mahkeme Kararları ve Duruşma Süreci
Mahkeme, tutuklu sanıkların hallerinin devamına karar verirken, adli tıp kurumundan gelecek raporun beklenmesine de hükmetti. Ayrıca, Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur'un yaşamını yitirmesi üzerine, onun dosyasının davadan ayrılmasına karar verildi. Bu gelişmelerle birlikte sanık sayısı 62'ye düştü.
Mahkeme, duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için 10 Temmuz'a erteledi. Bu durum, duruşmanın ilerleyen süreçlerinde yeni gelişmelere yol açabilir. Sanıkların sağlık hizmetleri alanındaki rolü ve bu süreçte yaşananlar, davanın seyrini etkileyecek önemli unsurlar arasında yer alıyor.
İddianame ve Suçlamalar
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanıkların yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin doluluğunu sağlamak amacıyla çeşitli dolandırıcılık yöntemleri kullanarak haksız kazanç elde ettikleri belirtiliyor. İddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün, hasta bebeklerin durumunu olduğundan daha ağır göstererek SGK'dan yüksek ücret tahsil ettikleri ifade ediliyor.
Sanıkların, uygun sağlık hizmeti alması gereken bebekleri, örgüt adına karlı görünen hastanelere sevk ettikleri ve bu süreçte elde ettikleri kazançları sağlık çalışanları ile paylaştıkları iddia ediliyor. İddianameye göre, esas amaçları bebeklerin sağlık durumunu iyileştirmekten ziyade maddi kazanç elde etmekti.
- Fırat Sarı ve İlker Gönen için toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
- Sanık Gıyasettin Mert Özdemir için 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor.
- 44 sanık hakkında benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.
Davanın ilerleyen süreçlerinde, sanıkların yargılanmasına devam edilecek ve iddianamede belirtilen suçlamaların ne ölçüde kanıtlanacağı merakla bekleniyor. Ayrıca, soruşturma kapsamında bazı hastanelerin ruhsatları iptal edilmiş ve bu hastanelerde tedavi gören bebekler kamu hastanelerine sevk edilmiştir.
Öte yandan, davanın mahkeme sürecinde, yenidoğan çetesine ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'in makamında ölümle tehdit edilmesi de dikkat çekici bir gelişme oldu. Bu durum, davanın ciddiyetini ve sanıkların etkisini göstermesi açısından önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Yenidoğan Çetesi davası, sağlık sektöründeki usulsüzlükleri ve dolandırıcılık faaliyetlerini gözler önüne sererken, mahkeme sürecinin ilerleyen aşamalarında daha fazla detay ve gelişme bekleniyor. Bu dava, sadece sanıklar açısından değil, aynı zamanda sağlık hizmetleri alanında da önemli sonuçlar doğurabilir.




