Finans
Ortadoğu'daki Savaş Helyum Kıtlığını Derinleştiriyor

Son günlerde Ortadoğu'da patlak veren çatışmalar, dünya genelinde helyum arzında ciddi bir krize yol açtı. İran'a yönelik saldırılar sonucunda, küresel helyum arzının yaklaşık üçte biri piyasadan çekilmiş durumda. Bu durum, endüstriyel gaz sektöründe önemli bir etki yaratırken, uzmanlar, savaşın iki haftadan uzun sürmesi halinde arz krizinin aylarca devam edebileceği uyarısında bulunuyor.
Helyum Krizinin Başlangıcı
Helyum krizi, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in düzenlediği hava saldırılarıyla başladı. Bu saldırılarda İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yanı sıra birçok sivil hayatını kaybetti. Ardından İran, bölgedeki bazı ülkelere, özellikle de dünya helyum arzının önemli bir kısmını sağlayan Katar’a yönelik drone ve füze saldırılarına başladı. Bu durum, Katar'daki üretim tesislerini doğrudan etkiledi.
2 Mart'ta, Katar'ın en büyük sanayi merkezlerinden biri olan Ras Laffan Industrial City'deki üretim durduruldu. Bu tesis, günlük yaklaşık 17 ton sıvı helyum üretiyor. Helyum, genellikle doğal gazla birlikte bulunan bir gazdır ve doğal gaz işleme süreçlerinde ayrıştırılır. Bu nedenle, üretim durduğunda, helyum arzı da ciddi şekilde etkileniyor.
Helyumun Önemi ve Kullanım Alanları
Helyum, bilimsel ve endüstriyel alanlarda vazgeçilmez bir gaz olarak biliniyor. Başlıca kullanım alanları şunlardır:
- Süperiletken mıknatısların soğutulması
- Tıbbi görüntüleme cihazları
- Spektrometre ve kriyojenik sistemler
- Derin deniz dalgıçlarının solunum karışımları
Katar, yüksek saflıkta helyum üreten dünyadaki iki merkezden birine ev sahipliği yapıyor. Bu gaz, özellikle yarı iletken üretiminde kritik bir rol oynuyor. Dolayısıyla, helyum arzındaki azalma, teknoloji ve sağlık sektörlerini de olumsuz etkileyecek.
Uzmanların Değerlendirmeleri
Uzmanlar, çatışmaların devam etmesi durumunda krizinin derinleşeceği konusunda uyarıyor. Helyum danışmanı Phil Kornbluth, Katar'daki üretimin iki hafta içinde yeniden başlaması durumunda piyasanın toparlanabileceğini belirtiyor. Ancak üretim ve ihracatın iki haftadan fazla durması, tedarik zincirlerinde ciddi değişikliklere neden olabilir. Bu da, şirketlerin ekipman ve personel taşımalarını gerektirebilir ve bu süreç aylar sürebilir.
Başlangıçta, Donald Trump yönetimi çatışmaların 4–5 hafta sürebileceğini öngörmüştü. Ancak, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, operasyonların 8 hafta veya daha uzun sürebileceğini ifade etti. Bu belirsizlik, piyasalarda daha fazla tedirginliğe yol açıyor.
Jeopolitik risk danışmanlığı şirketi Sibylline analisti Megan Sutcliffe, İran’ın mevcut kaynaklarla deniz ticaretini iki hafta boyunca kısmen aksatabilecek kapasitede olduğunu belirtiyor. Ancak, Ras Laffan'daki tesislerin doğrudan zarar görmesi durumunda, durum çok daha ciddi bir hal alabilir. Böyle bir durumda, tesisin yeniden faaliyete geçmesi bir yılı bulabilir.
Kornbluth, bazı endüstriyel gaz şirketlerinin şimdiden müşterilere "helyum ek ücreti" uygulamaya başladığını ifade ediyor. Uzmanlar, "Dünya, helyum arzının üçte birini kaybetmeyi telafi edemez" diyerek, küresel bir kıtlık riskinin giderek arttığı konusunda uyarıyor.
Sonuç olarak, Ortadoğu'daki çatışmaların etkileri, sadece bölgeyle sınırlı kalmayacak. Helyum arzındaki azalma, teknoloji ve sağlık sektörlerinde büyük sorunlara yol açabilir. Krizin nasıl gelişeceği ve ne zaman sona ereceği ise belirsizliğini koruyor. Uzmanların değerlendirmeleri, bu durumun dünya genelinde geniş etkilere neden olabileceğini gösteriyor.




