Gundem
Avrupa'da Sandıklar Kuruldu: İtalya Referandumda, Slovenya Seçimde

Avrupa'da pazar günü, iki önemli siyasi olay gerçekleşecek. İtalya, anayasa değişikliği için referandum yaparken, Slovenya'da halk genel seçimler için sandık başına gidecek. Bu süreç, her iki ülkede de siyasi iklimin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları sunuyor.
İtalya'da Referandumun Detayları
İtalya'da, Başbakan Giorgia Meloni'nin hükümeti tarafından önerilen referandum, yargı sisteminde köklü değişiklikler öngörüyor. Seçmenler, hakimler ve savcılar arasındaki yolların anayasal olarak ayrılmasını, Yüksek Yargı Konseyi'nin iki ayrı organa bölünmesini ve üyelerin geleneksel seçim yerine kura ile seçilmesini içeren değişiklikleri oylayacaklar. Meloni, bu değişikliklerin adalet sistemini "daha adil, sorumlu ve verimli" hale getireceğini savunuyor.
Ancak, muhalefet partileri bu değişiklikleri demokrasiye yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor. "Hayır" cephesi, sendikaların desteğiyle bu referandumu Meloni iktidarına karşı bir protesto alanı haline getirmeye çalışıyor. Siyaset bilimciler, bu referandumun Meloni'nin ilk büyük yenilgisiyle sonuçlanabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Meloni'nin Genç Seçmenlere Yönelik Stratejileri
Meloni, referandumda seçmen katılımını artırmak için çeşitli stratejiler deniyor. Özellikle genç seçmenleri sandığa çekmek amacıyla rapçi Fedez’in podcast yayınına katıldı. Başbakan, "Hayır" oyunun mevcut yargı sistemini koruyacağını ileri sürse de, İran Savaşı nedeniyle yükselen gaz fiyatları ve ekonomik belirsizlik hükümetin popülaritesini olumsuz etkiliyor.
Düşük katılımın muhalefetin lehine olabileceği belirtilirken, seçmenlerin bu oylamayı küresel belirsizliğe karşı bir tepki alanı olarak kullanabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu referandum teklifinin anayasadaki güçler dengesini bozabileceğinden endişe ediyor. Roma'da düzenlenen "Hayır" mitinglerinde, demokrasiyi savunma çağrıları yapılmakta ve sendika temsilcileri, değişikliğin yargıyı siyasi kontrol altına alma girişimi olduğunu iddia ediyor.
Slovenya'daki Genel Seçimler ve Siyasi İklim
Slovenya'da ise genel seçimler için sandık başına gidiliyor. Mevcut merkez sol hükümet ile eski Başbakan Janez Jansa liderliğindeki sağcı popülist muhalefet arasında geçmesi beklenen bu seçim, Avrupa'nın siyasi ruh halini test eden bir gösterge niteliği taşıyor. Anketler, yarışın son derece çekişmeli geçeceğini gösteriyor. Ne mevcut Başbakan Robert Golob’un Özgürlük Hareketi Partisi'nin ne de Jansa’nın Sloven Demokrat Partisi’nin 90 üyeli parlamentoda tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor.
Seçim kampanyasının son günlerinde, Jansa’nın partisinin hükümeti yıpratmak amacıyla gizli kaydedilen videolarla ilgili iddialar gündeme geldi. Bu videolar, gazetecilerin ve insan hakları örgütlerinin eski İsrailli ajanların muhalefetin talebiyle hareket ettiğini ortaya çıkarmasıyla Jansa’nın popülarite kaybına uğrayabileceğini gösteriyor. Mevcut Başbakan Golob, bu durumu AB’ye yönelik bir tehdit olarak nitelendirirken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Slovenya Başbakanı’nın dezenformasyon müdahalesinin kurbanı olduğunu belirterek Golob’a destek verdi.
Olası bir Jansa zaferinin, ülkeyi yakın müttefiki Viktor Orban liderliğindeki Macaristan'ın yoluna sokmasından ve AB ile NATO içinde bir "sorun çıkarıcı" haline getirmesinden endişe ediliyor. Ayrıca bu seçim, 2024'te Filistin'i bir devlet olarak tanıyan ve İsrail yerleşim birimlerinden gelen ürünleri yasaklayan mevcut hükümetin dış politika çizgisinin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek. Zira Jansa, Başbakanlığı döneminde İsrail’e verdiği güçlü destekle tanınıyor.
Sonuç olarak, pazar günü Avrupa'da yaşanacak bu iki önemli siyasi olay, hem İtalya hem de Slovenya için gelecekteki siyasi yönelimleri belirleyecek. Seçmenlerin tercihleri, yalnızca kendi ülkelerinin değil, aynı zamanda Avrupa'nın genel siyasi atmosferini de etkileyecek.




